Yeni Dünya’da Türkçe rüzgârı İletişim Bilgileri
- Telefon:
- Adres:
Yeni Dünya’da Türkçe rüzgârı Firma Bilgileri
8. Türkçe Olimpiyatı 26 Mayıs – 06 Haziran tarihleri arasında yapılıyor. 120 Ülkeden 750 öğrenci ülkemize geldi. Yaklaşık 20 yıldır dünyanın farklı coğrafyalarında hizmet veren Türk Okulları, Türkçe’ye samimiyet, saygı, vefa ve sevgi gibi anlamlar yüklenmesini sağladı.
Peki, halihazırda devam eden süreçte amaç neydi? Bu olayın olimpiyatlara dönüşmesindeki sebep neydi? Köşelerinde benim üzerinden ağız bükerek eleştirilen kitlelerin neler yaptıklarını isterseniz bir inceleyelim….
Dil insanların birbirlerini anlamasını ve kaynaşmasını sağlayan bir unsurdur. İletişim çağında kültürlerin birbirleri ile kaynaşması, farklı kültürlere sahip insanların birbirleriyle anlaşması dil ile olmaktadır. Türkiye’nin dünya ülkeleri ile geliştirdiği ilişkiler, Türkçe öğrenen binlerce öğrencinin mevcudiyeti dilimizin hak ettiği konumu elde edeceğinin emareleri sayılır.
Türkçe Olimpiyatları da Türkçemizin dünyada hak ettiği konuma gelmesi ve daha yaygın şekilde kullanılması için oluşturulan bir emeğin ürünüdür. En iyi Türkçe öğrenenleri ödüllendirmek amacıyla 2003 yılından beri düzenlenen olimpiyatlar yurt dışında Türkçeye karşı büyük bir heyecan ve ilgi uyandırmıştır.
Türkçe Olimpiyatları bir final niteliğindedir. Yarışmacılar finale gelene kadar birçok aşamadan geçmektedir. Öğrenciler, sınıf ve okul seçmelerinden sonra ülke seçmelerinden ge-çerek bu olimpiyatlara katılmaya hak kazanmaktadırlar. Bir eğitim yılı boyunca olimpiyatlara yaklaşık 10.000 öğrenci hazırlanmaktadır.
Türkiye’deki finallere katılmaya hak kazanan öğrenciler, ülkelerini Türkçe olarak tanıtan stantlar hazırlayıp ülkesini tanıtmakta ve kültürlerin kaynaşmasına katkıda bulunmaktadırlar. Her yıl, geleneksel bir keyfiyet kazanan olimpiyatların ödül töreninde, Türk diline ve kültürüne hizmet eden devlet büyüklerine, siyaset adamlarına, basın-yayın, eğitim ve sanat camiası mensuplarına özel hizmet ödülleri verilmektedir.
Bizler, Anadolu insanın samimiyetinin neler yapabileceğinin hikâyesini oluşturduk inanarak, azimle. Topraklarımızdan dünyaya yayılan Türkçenin gücüne inandık. Türkçeyi öğrenen çocukların kardeşlik duyguları ile beslendiklerini gördük.
Mevlana’dan, Yunus Emreden şiirler okuyan, türkülerimizi seslendiren bu çocukların bir yaz başında ülkemize bıraktıkları tatlı bir huzur bunun göstergesi değil midir?
Bizimle yurtdışına gelen arkadaşlar şahittir, Rus İvan’ın bizi kapıda karşılayıp “Abi hoş geldiniz” deyip bizimle teker teker dolaşması ve her birimizin ayağına terlik vermesi,ne kadar da bizim kültürümüzü özümsemişler, inanın gururlanmamak elde değil. Sarı saçlı mavi gözlü yakışıklı İvan sonra öğreniyoruz Fizik Olimpiyatlarında dünya 1′cisiymiş bir o kadar da mütevazi.
Şimdi bizlerin gurur duyacağı somut işlerden sadece biri bu, diğerlerini de yeri geldikçe yazarım. Boş konuşmakla yaralar iyileşmez merhem olmak lazım, bize ayrılan bu köşeleri ziyan etmeden kullanalım ki hesabımız da kolay olsun sağlıcakla kalın…