<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Torbalı Şehir ve Yaşam Portalı &#187; Kıssadan Hisseler</title>
	<atom:link href="http://mytorbali.com/genel/kissadan-hisseler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mytorbali.com</link>
	<description>Büyüyen Torbalı&#039;nın Büyük Rehberi..</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Dec 2011 18:46:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Bakış Açısı Herşeydir</title>
		<link>http://mytorbali.com/bakis-acisi-herseydir/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/bakis-acisi-herseydir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 13:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=2997</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bir varmış bir yokmuş, kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş. &#8220;Hımm, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım!!.&#8221; Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!!. Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, Kafasında iki tel saç kalmışmış&#8230;. &#8220;Hımmm,&#8221; demiş, &#8220;Bugün saçımı ikiye ayıracağım demiş.&#8221; Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.. Bir [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/bakis-acisi-herseydir/">Bakış Açısı Herşeydir</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir varmış bir yokmuş, kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş. &#8220;Hımm, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım!!.&#8221; Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!!.<br />
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, Kafasında iki tel saç kalmışmış&#8230;. &#8220;Hımmm,&#8221; demiş, &#8220;Bugün saçımı ikiye ayıracağım demiş.&#8221; Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş..<br />
Bir ertesi gün gene kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var. &#8220;Tamam, tamam demiş&#8230;artık bugün at kuyruğu yaparım&#8230;&#8221; Öyle de yapmış, ve çok çok güzel bir gün geçirmiş&#8230;<br />
Daha bir ertesi, aynaya baktığında, Kafasında bir tek tel bile kalmamışmış!!!. &#8220;Wooovv!&#8221; diye bağırmış. &#8220;Bugün saç derdim yok!!!!&#8221;</p>
<p>Bakış açısı herşeydir!!!. Gerektiğinden kibar ol!!!, Tanıdığın herkes kendi savaşını yaşamakta zaten!!!!. Basit yaşa, cömertçe sev, yürekten düşün sevdiklerini, Tatlı konuş&#8230; Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değildir ki!&#8230; Yağmurda dansetmeyi becerebilmektir!!!!!!.</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/bakis-acisi-herseydir/">Bakış Açısı Herşeydir</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/bakis-acisi-herseydir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fırtına</title>
		<link>http://mytorbali.com/firtina/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/firtina/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 09:03:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[Çiftlik]]></category>
		<category><![CDATA[Fırtına]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=2505</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı. Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/firtina/">Fırtına</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi olur diyorlardı.<br />
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp `çiftlik işlerinden anlar mısın?` diye sormadan edemedi çiflik sahibi. `Sayılır` dedi adam, `fırtına çıktığında uyuyabilirim`. Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar: Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: `Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.` Adam yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: `Boşverin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.` Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu. Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı: `Fırtına çıktığında uyuyabilirim` Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca&#8230;</p>
<p><strong>KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN,<br />
MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN.<br />
İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR &#8230;</strong></p>
<p><a href="http://mytorbali.com/firtina/">Fırtına</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/firtina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Asıl Fakirlik</title>
		<link>http://mytorbali.com/asil-fakirlik/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/asil-fakirlik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 07:48:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Fakirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Zenginlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=2471</guid>
		<description><![CDATA[<p>Günlerden bir gün zengin aile babası oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler. Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu, &#8220;insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?&#8221; &#8220;Evet!&#8221; &#8220;Ne öğrendin peki?&#8221; Oğlu cevap verdi, &#8220;Şunu gördüm: bizim evde bir [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/asil-fakirlik/">Asıl Fakirlik</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlerden bir gün zengin aile babası oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler.</p>
<p>Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu,</p>
<p>&#8220;insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?&#8221;</p>
<p>&#8220;Evet!&#8221;</p>
<p>&#8220;Ne öğrendin peki?&#8221;</p>
<p>Oğlu cevap verdi, &#8220;Şunu gördüm: bizim evde bir köpeğimiz var, onlarınsa dört. Bizim bahçenin ortasına kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarınsa sonu olmayan bir dereleri. Bizim bahçemizde ithal lambalar var, onlarınsa yıldızları. Bizim görüş alanımız ön avluya kadar, onlarsa bütün bir ufku görüyorlar.&#8221; .</p>
<p>Oğlu sözünü bitirdiğinde babası söyleyecek bir şey bulamadı.</p>
<p>Oğlu ekledi, &#8220;Teşekkürler, baba, ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğin için!&#8221;</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/asil-fakirlik/">Asıl Fakirlik</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/asil-fakirlik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karınca ve Buğday</title>
		<link>http://mytorbali.com/karinca-ve-bugday/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/karinca-ve-bugday/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 07:11:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Süleyman]]></category>
		<category><![CDATA[Karınca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=2336</guid>
		<description><![CDATA[<p>Süleyman (a.s) rastladığı bir karıncaya sorar: -Ey Karınca sen bir yıl boyunca nekadar yersin? Ne ile idare edersin? Karınca cevap verir: -Ben bir yıl boyunca sadece bir buğday tanesi yerim, o bana yeter der. Bunun üzerine Hayvanlarla konusabilme mucizesi verilen Süleyman Peygamber bunu sınamak, denemek ister ve karıncayı alıp bir kabın içerisine bir buğdaz tenesi [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/karinca-ve-bugday/">Karınca ve Buğday</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süleyman (a.s) rastladığı bir karıncaya sorar: </p>
<p>-Ey Karınca sen bir yıl boyunca nekadar yersin? Ne ile idare edersin? </p>
<p>Karınca cevap verir: </p>
<p>-Ben bir yıl boyunca sadece bir buğday tanesi yerim, o bana yeter der. </p>
<p>Bunun üzerine Hayvanlarla konusabilme mucizesi verilen Süleyman Peygamber bunu sınamak, denemek ister ve karıncayı alıp bir kabın içerisine bir buğdaz tenesi ile birlikte koyar ve bir yıl başka birşey vermez.. </p>
<p>Bir yıl geçer ve sonra kabı açıp bakan Allah&#8217;ın Peygamberi Buğday tanesinin yarısını yiyip yarısını bırkan karıncaya sorar: </p>
<p>-Ben sana sorduğumda &#8221;ben yılda bir buğday tanesı ile yetinirim&#8221; demiştin ve lakin, görüyorum ki sen buğdayın sadece yarısını yemişsin der.. </p>
<p>Buna cevap olarak Karınca der ki: </p>
<p>-Önceki yıllarda benim rızkımı Allah( c.c) veriyordu, ama bu yıl bu yükümlülüğü siz üzerinize aldınız; Bu sene bana buğdayı vediniz ama seneye bunu vermeyi unutursunuz belki diye yarısını yedim, yarısını gelecek seneye bıraktım der..</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/karinca-ve-bugday/">Karınca ve Buğday</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/karinca-ve-bugday/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekmek</title>
		<link>http://mytorbali.com/ekmek/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/ekmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 06:58:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=2334</guid>
		<description><![CDATA[<p>Kırk yıl önce bugün evlenmişlerdi. Kadın herzamanki gibi erken kalkmıştı, kocasını 40 yıl boyunca kahvaltı yapmadan evden göndermemişti. Artık dişleride azalmıştı. Kendi kendine söylendi &#8220;kırk yıl geçti bir defa bile ekmeğin yumuşak tarafını yemedim. Bugün yersem herhalde alınmaz, dile kolay tam 40 yıl&#8230;&#8221; Sofraya oturdular, kadın sıcak ekmeği böldü ve sert tarafını kocasının önüne koydu. [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/ekmek/">Ekmek</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırk yıl önce bugün evlenmişlerdi. Kadın herzamanki gibi erken kalkmıştı, kocasını 40 yıl boyunca kahvaltı yapmadan evden göndermemişti. Artık dişleride azalmıştı. Kendi kendine söylendi  &#8220;kırk yıl geçti bir defa bile ekmeğin yumuşak tarafını yemedim. Bugün yersem herhalde alınmaz, dile kolay tam 40 yıl&#8230;&#8221; </p>
<p>Sofraya oturdular, kadın sıcak ekmeği böldü ve sert tarafını kocasının önüne koydu. Adam hayret etti, yüzünün şekli değişti. Kadın çok pişman olmuştu ama geri dönüş yoktu. Dedi ki: &#8216;Alındınmı aşkım bir defada ben yemek istemiştim.&#8217; Adam tebessüm etti ve kendi kendine güldü&#8230; &#8220;Hayır aşkım; 40 yıldır ilk defa ekmeğin sevdiğim tarafını önüme koydun..&#8221;</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/ekmek/">Ekmek</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/ekmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yavuz&#8217;un Şah İsmail&#8217;e Cevabı</title>
		<link>http://mytorbali.com/yavuzun-sah-ismaile-cevabi/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/yavuzun-sah-ismaile-cevabi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[İran Hükümdarı]]></category>
		<category><![CDATA[Lokum]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Elçisi]]></category>
		<category><![CDATA[Şah İsmail]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=1368</guid>
		<description><![CDATA[<p>Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra. Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar. Fakat, sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce, hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherler ile dolu sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/yavuzun-sah-ismaile-cevabi/">Yavuz&#8217;un Şah İsmail&#8217;e Cevabı</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra.</p>
<p>Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar. Fakat, sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır.</p>
<p>Önce, hiç kimse bir anlam veremez, nadide mücevherler ile dolu sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, mesele anlaşılır. Sandığın dibine insan dışkısı doldurulmuş. Yani, Şah İsmail, aklı sıra, cihan padişahına hakaret ediyor… (!)</p>
<p>Cihan padişahı emir verir, &#8220;herkes düşünsün, bu edepsizliğe, Osmanlı&#8217;nın şanına yakışacak şekilde bir mukabelede bulunmalıyız.“ Ve çözümü yine kendisi bulur. Aynı şekilde değerli mücevher ve kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatılır.</p>
<p>Sandığın içine, o zamanın en nefis gül kokulu lokumlarından hazırlanmış bir kutu yerleştirilir. Kutunun altına da, bir satırlık yazıdan ibaret pusula (not) iliştirilir. Hediye sandığı, itina ile süslendikten sonra, Şah İsmail&#8217;e gönderilir. Sandık, Şah&#8217;ın huzurunda açılır. Sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi gül kokusu yayılır.</p>
<p>Mücevher vs. gibi hediyeler takdim edildikten sonra, Osmanlı Elçisi Şah’ın tedirgin olmaması için, önce kendisi tatmak kaydıyla büyük bir saygı ve nezaketle, Şah İsmail&#8217;e lokumdan ikram eder.</p>
<p>Bilâhare, görevliler, huzurda bulunanlara teker teker ikram etmeye başlarlar, lokumdan. Şah, bütün bu olup bitenlere bir anlam veremez. Osmanlı Elçisi, Şah&#8217;ın şaşkınlığını gidermek için, lokum kutusunun altına iliştirilmiş mütevazı pusulayı uzatır.</p>
<p>Pusulayı okuyan Şah&#8217;ın yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir utanç ifâdesi alır;</p>
<p>“<strong>İsmail, herkes yediğinden ikram eder.</strong>”</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/yavuzun-sah-ismaile-cevabi/">Yavuz&#8217;un Şah İsmail&#8217;e Cevabı</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/yavuzun-sah-ismaile-cevabi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel Gören Güzel Düşünür</title>
		<link>http://mytorbali.com/guzel-goren-guzel-dusunur/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/guzel-goren-guzel-dusunur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:24:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantinli]]></category>
		<category><![CDATA[Fani]]></category>
		<category><![CDATA[Golfçü]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Vincenzo]]></category>
		<category><![CDATA[Şükür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=1360</guid>
		<description><![CDATA[<p>Arjantinli ünlü golfçü Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından klubüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş.O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo&#8217;yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeğini olduğunu, bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış, bir çırpıda. Kadının [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/guzel-goren-guzel-dusunur/">Güzel Gören Güzel Düşünür</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arjantinli ünlü golfçü Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından klubüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş.O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo&#8217;yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeğini olduğunu, bebeğin çok hastalandığını ve hastane masraflarını karşılayamadığını onun her gün biraz daha ölüme yaklaştığını anlatmış, bir çırpıda. Kadının anlattıkları Vincenzo&#8217;yu çok etkilemiş. Hemen çek defterini çıkarmış ve turnuvadan kazandığı paranın bir bölümünü yazıp imzalamış. Çeki kadına uzatmış. O sırada kadına &#8220;umarım bebeğinin iyi günleri için harcarsın&#8221; demiş.</p>
<p>Ertesi hafta Vincenzo klupte öğle yemeğini yerken Golf derneği&#8217;nin bir üyesi yanına yaklaşmış ve &#8220;Otoparktaki çocuklar, geçen hafta siz turnuvayı kazandığınız gün bir kadının yanınıza yaklaştığını ve sizinle konuştuğunu söylediler&#8221; demiş. &#8220;Evet&#8221; demiş Vincenzo, &#8220;bunun nesi garip?&#8221;. &#8220;Garip değil tabi ki&#8221; demiş adam, &#8220;ama size bir haberim var o kadın bir sahtekarmış. Sizin gibi zengin kişilere yaklaşıp hasta bir bebeği olduğunu söyleyip para koparırmış. Korkarım sizden de koparmış.&#8221; Vincenzo şaşkınlıkla &#8221; yani ölümü beklenen bir bebek yok mu?&#8221; demiş. &#8220;Yok&#8221; demiş adam. &#8220;<strong>İşte bu hafta duyduğum en iyi haber</strong>&#8221; demiş Vincenzo.</p>
<p>İşte buna bakış açısı farkı diyoruz. Kimi dünyanın faniliğini görmezden gelir ve parasını kaybettiğine üzülür ama kimi de Vincenzo gibi ölümü bekleyen bir bebek olmamasına sevinir ve Allah&#8217;a şükreder.</p>
<p>Aynı pencereden dışarı bakan iki kişiden biri sokaktaki çamuru, diğeri gökyüzündeki yıldızları görebilir.</p>
<p>&#8220;<span style="color: #333399;">Güzel Gören Güzel Düşünür; Güzel Düşünen Hayatından Lezzet Alır.</span>&#8220;</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/guzel-goren-guzel-dusunur/">Güzel Gören Güzel Düşünür</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/guzel-goren-guzel-dusunur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kötü Huy Diken Gibidir!</title>
		<link>http://mytorbali.com/kotu-huy-diken-gibidir/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/kotu-huy-diken-gibidir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 20:17:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[İstiğfar]]></category>
		<category><![CDATA[Kötü Huy]]></category>
		<category><![CDATA[Mesnevi]]></category>
		<category><![CDATA[Mevlânâ]]></category>
		<category><![CDATA[Tövbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=1358</guid>
		<description><![CDATA[<p>Mevlânâ Hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır: Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. O dikenli çalılar büyür [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/kotu-huy-diken-gibidir/">Kötü Huy Diken Gibidir!</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mevlânâ Hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır:<br />
Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi bildiğini okur. O dikenli çalılar büyür yoldan geçen halkın ayağına takılır, onlara eziyet eder. O yoldan geçenler perişan olur. Bu durum valiye kadar intikal edince vali onu yanına çağırır. Dikenleri sökmesi için emreder. O da sökerim diye söz verir; ama bugün yarın diye ertelemeye devam eder. Ne sökmem der ne de sökmeye teşebbüs eder. Bir gün vali onu yanına çağırır; “Verdiği sözde durmayan adam, emrimi uygula!” diye sıkı sıkı tembihler. Ağır ikazlarda bulunur. Çalıları diken huysuz adam da şöyle der: “Önümde hayli günler var. Merak etme nasıl olsa günün birinde sökerim.” Vali ise çabuk olmasını söyler ve onu uyarmaya devam eder. Ama adam sözden anlamaz. Dikenler de kök salıp büyümeye devam eder. Mevlânâ, hikayenin bu kısmında bir işi yarına ertelerken zamanın su gibi akıp gittiğini söylüyor ve; “Her gün sen yarın bu işi görürüm diyorsun ama günler geçip gittikçe o dikenler daha da kuvvetleniyor. Onu sökecek olan da ihtiyarlıyor, kuvvetten düşüyor. Sen de her bir kötü huyunu bir diken bil. O dikenler kaç keredir senin ayaklarına battı. Kaç kere oldu seni kötü huyun yaraladı. Sen kendi tabiatından hastalandın da duygusuzluğun yüzünden habersizsin. Çirkin huyunun da başkalarını rahatsız ettiğini bilmiyorsun. Sen şu dikeni gül fidanı haline getir. Gül fidanı ile onu aşıla. Böylece sendeki dikenler gül fidanı haline gelsin. Eğer sen de şerri gidermek istiyorsan, ateşin gönlüne hakkın rahmet suyunu dök.”</p>
<p>Mevlânâ, burada nefsinin kötü arzularına düşmeyi dert edinmeye dikkat çekiyor ve diyor ki:<br />
“Nefsinin ateşi söndüren sonra, gönül bahçesine dikersen biter. Laleler, ak güller, güzel kokulu çiçekler yetişir. Sözün kısası; işini yarına bırakma. Çabuk tövbe et de istiğfarı yarına bırakma. Yıl geçti ekin vakti geldiğinde sende yüz karalığından başka bir şey kalmaz.<br />
Beden ağacının köküne kurt düştü.<br />
Onu söküp ateşe atmak, kulluk yaparak iyi işlerle onu öldürmek gerek.” </p>
<p><a href="http://mytorbali.com/kotu-huy-diken-gibidir/">Kötü Huy Diken Gibidir!</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/kotu-huy-diken-gibidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yapılan İyilik Söylenmemelidir</title>
		<link>http://mytorbali.com/yapilan-iyilik-soylenmemelidir/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/yapilan-iyilik-soylenmemelidir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 10:42:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[Günah]]></category>
		<category><![CDATA[İyilik]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=785</guid>
		<description><![CDATA[<p>Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/yapilan-iyilik-soylenmemelidir/">Yapılan İyilik Söylenmemelidir</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştı.</p>
<p>Bunlardan biri şuydu: Bazı kimseler bir tarlaya buğday ekiyorlar, ekilen buğdaylar hemen yetişip olgunlaşıyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunları ateşe verip yakıyorlardı.</p>
<p>İkinci olarak şuna şahit olmuştu: Bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldırabiliyordu.</p>
<p>Şahit olduğu bir başka olay da şu idi: Bir adam bir koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor ama yetişemiyorlardı.</p>
<p>Adam bunlarla kafası karışmış birhalde uzun yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadan şehrin kapısına geldi. Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldiğini, niçin geldiğini yolculuğun nasıl geçtiğini sordu. Adam herşeyi anlattı ve yolda karşılaştığı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı. </p>
<p>Bunun üzerine ihtiyar bu genç adama rastladığı olayları bir bir açıkladı: “Senin yolda ilk rastladığın buğday ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sağda solda konuşarak değerini sıfıra indiren insanları simgeler. Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: İnsana ilk işlediği günah ağır gelir, onun altında ezilir. Ama ona tevbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse artık o günahlar ona hafif gelmeye başlar. Koyun ve ona binenlere gelince, koyun cennet hayvanıdır. Sırtındakileri cennete taşımaktadır. Koyuna ilk defa binen alimlerdir. Ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir. Bunlara yetişmek için koşanlar ise inançsızlardır.&#8221;</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/yapilan-iyilik-soylenmemelidir/">Yapılan İyilik Söylenmemelidir</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/yapilan-iyilik-soylenmemelidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğri Minare</title>
		<link>http://mytorbali.com/egri-minare/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/egri-minare/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:50:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Mimar Sinan]]></category>
		<category><![CDATA[Süleymaniye Cami]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Mucizesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[<p>Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince İstanbul’un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulu nan bir çocuk, “Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!” diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/egri-minare/">Eğri Minare</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince İstanbul’un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulu nan bir çocuk, “Aaa şu minareye bakın nasıl eğri!” diye bağırıyordu. Herkes de bakıyordu ama bir eğrilik görmüyordu. Çocuğun minarelerden biri için eğri dediği Mimar Sinan’a kadar ulaştı. Koca mimar hemen çocuğun yanına geldi ve ona, “Yavrum hangi minare eğri göster bana” dedi. Çocuk da “İşte şu” diye minarelerden birini gösterdi. Mimar Sinan hemen adamlarını topladı. Uzun halatları biribirine ekletip minareye bağlattı “Çekin yukarı doğru!” diye çektirmeye başladı Çocuğa da, “Oğlum, bak bu minareyi doğrultturuyorum, sen dikkat et, dosdoğru olunca haber ver dedi. Adamlar gerçekten düzeltiyormuş gibi çekiyorlardı. Çocuk bir süre sonra, “Tamam, minare doğruldu” diye bağırdı İşçiler çekme işini bırakıp halatları çözdüler. Başından beri olaya tanık olan Sinan’ın ustalarından biri herkesin kafasını kurcalayan soruyu Mimar Sinan’a yöneltti:</p>
<p>- Ulu mimarbaşımız, sen herkesten iyi biliyorsun ki, minarede eğrilik falan yok. O halde niçin düzeltmeye kalkıştın?</p>
<p>Mimar Sinan’ın cevabı inceliğin, anlayışın, hoşgörünün simgesi idi:</p>
<p>- Ben bilmez miyim minarede eğrilik olmadığını. Ama çocuğun kafasındaki “minare eğri” intibaını da öyle bırakamazdım. Bu yönteme başvurdum ki çocuğun kafasındaki “eğri” kanaati silinsin. Yoksa her yerde çocuk aklıyla minarenin eğri olduğunu söyler, sonra gerçekten eğri olduğu şeklinde bir inanç yayılırdı.</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/egri-minare/">Eğri Minare</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/egri-minare/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terbiye Yaratılışa Bağlıdır</title>
		<link>http://mytorbali.com/terbiye-yaratilisa-baglidir/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/terbiye-yaratilisa-baglidir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:47:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Terbiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yaratılış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=443</guid>
		<description><![CDATA[<p>Eski İran hükümdarlarından biri, vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: - Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul. Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: - Hükümdarım, hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/terbiye-yaratilisa-baglidir/">Terbiye Yaratılışa Bağlıdır</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski İran hükümdarlarından biri, vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu:</p>
<p>- Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul. Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor.</p>
<p>Vezir aynı görüşte değildi:</p>
<p>- Hükümdarım, hocanın elinde mucize yok. Çocuğun kabiliyeti neye ise hocası ancak onda ilerlemesine, olgunlaşmasına yardım edebilir. İnsanın tabiatı değiştirilemez. Terbiye yaratılışa tabidir.</p>
<p>Hükümdar aksi görüşteydi. Terbiye ile yaratılışa yön verebileceğini iddia ediyordu. Bunu kanıtlamak için bir akşam sarayında bir eğlence düzenledi. Bu eğlence sırasında, eğitilmiş kedilerin bir gösterisi de yer aldı. Bu kediler, sırtlarında, bir tabak içinde yanan mumları taşıyorlar ve onları düşünmüyorlardı. Hükümdar vezire bu kedileri göstererek:</p>
<p>- Görüyorsunuz, terbiyenin nelere gücü yetiyor, dedi.</p>
<p>Vezir karşılık vermedi. Olumlu, olumsuz bir şey söylemedi. Yeni bir eğlence gecesini bekledi. Bir başka gecede düzenlenen eğlenceye gelirken, yanında gizlice bir kaç tane fare getirdiç Kediler gösteriye başladığı zaman, bu fareleri kedilerin ortasına doğru salıverdi. Fareleri gören kediler sırtlarındaki tabağı, mumu unutup farelerin peşine takıldıla.r Mumlar, tabaklar hepsi bir yana yuvarlandı. Yanan mumlardan yerdeki halılar tutuştu. Ortalık bir anda ana-baba gününe döndü. Tam bu esnada vezir padişaha yanaşıp, iddiasını kanıtlamanın gururuyla şöyle dedi:</p>
<p>- <span style="color: #ff0000;">Gördünüz mü padişahım terbiye yaratılışa tabidir.</span></p>
<p><a href="http://mytorbali.com/terbiye-yaratilisa-baglidir/">Terbiye Yaratılışa Bağlıdır</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/terbiye-yaratilisa-baglidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sorumluluk</title>
		<link>http://mytorbali.com/sorumluluk/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/sorumluluk/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:43:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Can Sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[Sorumluluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=441</guid>
		<description><![CDATA[<p>Vaktiyle her türlü maddi imkâna sahip olmasına rağmen can sıkıntısından, hayatın yaşanmaya değmez olduğundan yakman bir prens vardı. Kardeşleri, arkadaşları gezer, ava gider, eğlenirken o odasına kapanır, sürekli düşünürdü. Oğlunun bu haline hükümdar babası çok üzülüyordu. Birgün hükümdar, ülkesinin en bilge kişisini sarayına çağırtıp ona oğlunun durumunu anlattı ve buna bir çözüm bulmasını istedi. Bunun [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/sorumluluk/">Sorumluluk</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vaktiyle her türlü maddi imkâna sahip olmasına rağmen can sıkıntısından, hayatın yaşanmaya değmez olduğundan yakman bir prens vardı. Kardeşleri, arkadaşları gezer, ava gider, eğlenirken o odasına kapanır, sürekli düşünürdü. Oğlunun bu haline hükümdar babası çok üzülüyordu. Birgün hükümdar, ülkesinin en bilge kişisini sarayına çağırtıp ona oğlunun durumunu anlattı ve buna bir çözüm bulmasını istedi. Bunun için bilgeye bir hafta mühlet verdi. Bir hafta içinde bir formül bulamazsa bunun hayatına mal olabileceğini de hatırlattı.</p>
<p>Yaşlı bilge üç beş gün düşünüp taşındı; aklına hiç bir çözüm gelmedi. Bu nedenle canını olsun kurtarmak için ülkeyi terketmeye karar verdi. Üzgün, dalgın bir şekilde ülkeyi terkederken, bir köyün yakınında koyunlarını, keçilerini otlatan küçük yaşta bir çobanla bir süre ahbaplık etti. Bundan cesaret alan küçük çoban yaşlı dostuna “Amca şu hayvanlarıma biraz göz kulak oluver de, ben de şu görünen köyden azık alıp geleyim, bugün azık almayı unutmuşum” dedi. Bilge de zevkle kabul etti Bilge, kafası karşılaştığı olaylarla meşgul bir halde hayvanlara göz kulak olurken, bir keçi yavrusu kenarında oynamakta olduğu uçurumdan aşağı yuvarlanıverdi. Aşağı inip onu kurtarmadıkça kendi kendine kurtulması da mümkün değildi. Bilge küçük çobana verdiği sözü doğru dürüst tutabilmek için kuzuyu kendisi kurtarmaya karar verdi. Bu amaçla uçurumun dibine indi. Önce kuzuyu sırtına bağladı, sonra tırmanmaya başladı. Birkaç tırmanma başarısızlıkla sonuçlandı. Bilge yılmadı uğraştı, didindi, zorlandı ama sonunda kuzuyu yukarı çıkarmayı başardı. Küçük dostuna verdiği sözü tutabilmek, bunun için de kuzuyu uçurumdan çıkarmak bir süre kafasını öyle meşgul etti ki, kendini bu işe o kadar verdi ki başından geçmekte olan olayı, canını kurtarabilmek için ülkeyi terketmekte oluşunu unuttu. Fakat bu durum onun kafasında bir şimşek çakmasına sebep oldu. Şöyle düşündü: “Bir kimse ciddi olarak bir işle meşgul olur, bir girişimde bulunup onu başarı ile sonuçlandırmak arzusu benliğini tam olarak kaplarsa, o kimse için can sıkıntısı, eften püften olayları kafasına takmak diye birşey söz konusu olamaz.”</p>
<p>Bu gerçek herkes, dolayısıyla hükümdarın oğlu için de geçerlidir Bilge artık kaçma fikrinden vazgeçip hemen geri döndü ve hükümdarın huzuruna çıkarak şu çözümü sundu:<br />
“<span style="color: #ff0000;">Hükümdarım, eğer oğlunuzun can sıkıntısıdan kurtulmasını, hayata bağlanmasını istiyorsanız ona bir sorumluluk yükleyin, zamanını kaplayıcı bir meşguliyet verin. Can sıkıntısının, yaşamaktan şikayet etmenin ana sebebi başıboşluktur. Oğlunuza yükleyeceğiniz sorumluluk ne derece ciddi, sonucu ne derece ağır olursa, kendini o ölçüde can sıkıntısından kurtaracak, yaşama mücadele ve azmi o derece artacaktır.</span>”</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/sorumluluk/">Sorumluluk</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/sorumluluk/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Darı Ekmek</title>
		<link>http://mytorbali.com/dari-ekmek/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/dari-ekmek/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:37:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümdar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=438</guid>
		<description><![CDATA[<p>Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: - Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin. İhtiyar cevap verdi: - Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/dari-ekmek/">Darı Ekmek</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi:</p>
<p>- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin.</p>
<p>İhtiyar cevap verdi:</p>
<p>- Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yedikse, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.</p>
<p>Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti.</p>
<p>İhtiyar bu ihsanı karşılıksız bırakmadı:</p>
<p>- Gördün mü evlat, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi</p>
<p>Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti</p>
<p>Yaşlı köylü sıradan biri değildi Çarıklı erkânı harp diye nitelenen kişilerden biriydi:</p>
<p>- Evlat herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyva verdi.</p>
<p>Bu diplomatça cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti. Ama bu defa vezir araya girdi ve hükümdarı uyardı:</p>
<p>- Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım Bu ihtiyar bu gidişle tarlasına fidan dikmek yerine, devletin hazinesine darı ekecek.</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/dari-ekmek/">Darı Ekmek</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/dari-ekmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İş Bilene Can Kurban</title>
		<link>http://mytorbali.com/is-bilene-can-kurban/</link>
		<comments>http://mytorbali.com/is-bilene-can-kurban/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 21:34:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mytorbali.com &#124; Admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kıssadan Hisseler]]></category>
		<category><![CDATA[Gazneli Sultan Mahmud]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mytorbali.com/?p=435</guid>
		<description><![CDATA[<p>Gazneli Sultan Mahmud, bir av merasiminden dönerken bir köyde, Ayas adında bir delikanlı ile tanışmıştı. Ayas’ın söz ve davranışlarındaki farklılık, bunlardan yansıyan zeka parıltıları karşısında Sultan Mahmud, bu delikanlıda bir cevher olduğunu sezmiş ve onu kendi rızası, ana-babasının izniyle Gazne’deki sarayına götürmüştü. Ayas, sarayda sultanın emriyle yoğun bir eğitim ve öğretime tabi tutuldu. Tahminlerin ötesinde [...]</p><p><a href="http://mytorbali.com/is-bilene-can-kurban/">İş Bilene Can Kurban</a></p>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gazneli Sultan Mahmud, bir av merasiminden dönerken bir köyde, Ayas adında bir delikanlı ile tanışmıştı. Ayas’ın söz ve davranışlarındaki farklılık, bunlardan yansıyan zeka parıltıları karşısında Sultan Mahmud, bu delikanlıda bir cevher olduğunu sezmiş ve onu kendi rızası, ana-babasının izniyle Gazne’deki sarayına götürmüştü.</p>
<p>Ayas, sarayda sultanın emriyle yoğun bir eğitim ve öğretime tabi tutuldu. Tahminlerin ötesinde zeki ve başarılı bir genç olduğu görüldü. Her öğretileni hemen belliyor, köyden gelmişliğini hissettirmemek için bir yanlışlık yapmamaya aşırı dikkat gösteriyordu.</p>
<p>Sonuçta Ayas, Sultan Mahmud’un istediği nitelikte bir elaman olarak yetişti ve sultanın emrine girdi Kendisine hangi görev verilse hakkından geliyor, her işte hükümdardan tam not alıyordu Sultan Mahmud Ayas’ı keşfettiğine içten içe memnun oluyordu.</p>
<p>Ayas, sarayda liyakat ve yetenek isteyen görevler için adı akla ilk gelen kimse olmuştu. Sultanın bir paye verdiği kimseler içinde en güvendiği, en gözde kişi Ayas’tı. Bunun için Sultan’ın maddi ve manevi iltifatlarına mazhar oluyordu Bu durum Ayas’la aynı rütbedeki vezirler ve diğer yüksek dereceli memurların kıskançlığına, Ayas hakkında ileri geri konuşmalarına sebep oluyordu. Ama Sultan Mahmud herşeyden haberdardı. Bir gün vezirlerinin kumandanlarının katıldığı bir gezi düzenledi. Bu gezi sırasında yakınlarından geçmekte olan bir kervan Sultan Mahmud’a, Ayas’ın değerini kanıtlamak için aradığı fırsatı verdi. Sultan Mahmud, vezirlerinden birini çağırdı ve ona:</p>
<p>- Git, şu kervan nereden geliyormuş sor, dedi. Vezir gitti sordu ve döndü:</p>
<p>- Sultanım, bu kervan Çin’den geliyormuş.</p>
<p>- Peki nereye gidiyormuş?</p>
<p>- Onu sormadım efendim</p>
<p>Sultan Mahmud bunun için bir başka vezir çağırdı ve ona,</p>
<p>- Git şu kervan nereye gidiyormuş öğren dedi Vezir öğrenip geldi:</p>
<p>- Sultanım Mısır’a gidiyormuş.</p>
<p>- Anlaşıldı, yükü neymiş?</p>
<p>- Onu öğrenmedim efendim.</p>
<p>Böyle kaç tane vezir denedi, kervan hakkında tatminkâr bilgi edinemedi. Bunun üzerine mevcut vezir ve diğer yetkililere şöyle dedi:</p>
<p>- Ayas’ı çekemediğinizi, hakkında ileri geri konuştuğunuzu, gözden düşürmeye çalıştığınızı biliyorum Benim Ayas’a değer verişim sahip olduğu engin kabiliyetlerden, verilen her görevde gösterdiği ustalık ve beceriklilikten dolayıdır. Beşinizin, onunuzun birlikte üstesinden gelemediği bir işi tek başına hak edebilmesi sebebiyledir. En basiti şu kervan hakkında hanginizi görderdimse yeterli bilgileri edinemediniz. Halbuki daha önce böyle bir konuda Ayas’ı denedim, bir seferde tekmil bilgiyi, akla gelebilecek tüm soruların cevabını öğrenip beni aydınlatmıştı. İşte benim Ayas’ı tutmamın, ona farklı muamele yapmamın sebebi budur.</p>
<p><a href="http://mytorbali.com/is-bilene-can-kurban/">İş Bilene Can Kurban</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mytorbali.com/is-bilene-can-kurban/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

