-
Bakış Açısı Herşeydir
Bir varmış bir yokmuş, kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç kıl saç görmüş. “Hımm, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım!!.” Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş!!. Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, Kafasında iki tel saç kalmışmış…. “Hımmm,” demiş,...
-
Fırtına
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır,...
-
Asıl Fakirlik
Günlerden bir gün zengin aile babası oğlunu köye götürdü. Bu yolculuğun tek amacı vardı, insanların ne kadar fakir olabileceklerini oğluna göstermek. Çok fakir bir ailenin çiftliğinde bir gece ve gün geçirdiler. Yolculuktan döndüklerinde baba oğluna sordu, “insanların ne kadar fakir olabildiklerini gördün mü?” “Evet!”...
-
Karınca ve Buğday
Süleyman (a.s) rastladığı bir karıncaya sorar: -Ey Karınca sen bir yıl boyunca nekadar yersin? Ne ile idare edersin? Karınca cevap verir: -Ben bir yıl boyunca sadece bir buğday tanesi yerim, o bana yeter der. Bunun üzerine Hayvanlarla konusabilme mucizesi verilen Süleyman Peygamber bunu sınamak, denemek ister ve karıncayı alıp bir kabın...
-
Ekmek
Kırk yıl önce bugün evlenmişlerdi. Kadın herzamanki gibi erken kalkmıştı, kocasını 40 yıl boyunca kahvaltı yapmadan evden göndermemişti. Artık dişleride azalmıştı. Kendi kendine söylendi “kırk yıl geçti bir defa bile ekmeğin yumuşak tarafını yemedim. Bugün yersem herhalde alınmaz, dile kolay tam 40 yıl…”...
-
Yavuz’un Şah İsmail’e Cevabı
Yavuz Sultan Selim Han döneminde, İran hükümdarı Şah İsmail, kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra. Sandık açılır. İçinden çeşit çeşit değerli taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkar. Fakat, sandık açılır açılmaz, etrafa pek fena bir koku yayılır. Önce, hiç kimse bir anlam...
-
Güzel Gören Güzel Düşünür
Arjantinli ünlü golfçü Robert Vincenzo yine bir ödül kazanmış, ödülünü alıp kameralara poz vermiş. Ardından klubüne uğramış, eşyalarını toplayıp otoparktaki arabasının yanına doğru yürümüş.O sırada yanına bir kadın yaklaşmış. Vincenzo’yu kutladıktan sonra ona küçük bir bebeğini olduğunu, bebeğin çok...
-
Kötü Huy Diken Gibidir!
Mevlânâ Hazretleri, Mesnevi’de kötü huyun insanın nefsine ve çevresine nasıl bir eziyet yaptığı hakkında şöyle bir hikaye anlatır: Huysuz adamın biri bir gün herkesin gelip geçtiği yol üzerine dikenli çalılar diker. Yoldan geçenler her ne kadar “Bunları buradan sök at” dese de o bunların hiçbirine kulak asmaz. Yine kendi...
-
Yapılan İyilik Söylenmemelidir
Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam bu yolculuğu sırasında...
-
Eğri Minare
Süleymaniye Camiinin inşası tamamlanmış, ibadete açılacağı gün ilan edilmişti. O gün gelince İstanbul’un her yanından insanlar bu eşsiz eserin açılışında bulunmak için şehrin bu noktasına akın etmişti. Herkes hayranlıkla bu Türk mucizesini seyrediyordu. Fakat bunlar arasında bulu nan bir çocuk, “Aaa şu minareye bakın...
-
Terbiye Yaratılışa Bağlıdır
Eski İran hükümdarlarından biri, vezirine oğlunun hocasından yakınıyordu: – Ben istiyorum ki oğlum ilim öğrensin, benim yerime iyi bir hükümdar olsun, o ise devamlı müzikle, sesle, sazla meşgul. Demek ki hocası buna iyi bir yön veremiyor. Vezir aynı görüşte değildi: – Hükümdarım, hocanın elinde mucize yok. Çocuğun...
-
Sorumluluk
Vaktiyle her türlü maddi imkâna sahip olmasına rağmen can sıkıntısından, hayatın yaşanmaya değmez olduğundan yakman bir prens vardı. Kardeşleri, arkadaşları gezer, ava gider, eğlenirken o odasına kapanır, sürekli düşünürdü. Oğlunun bu haline hükümdar babası çok üzülüyordu. Birgün hükümdar, ülkesinin en bilge kişisini...
-
Darı Ekmek
Bir hükümdar maiyetiyle birlikte ülkesinde bir gezintiye çıkmıştı. Yolu üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın tarlasına fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. İhtiyara uzaktan seslendi: – Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun? Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden herhalde yiyemezsin....
-
İş Bilene Can Kurban
Gazneli Sultan Mahmud, bir av merasiminden dönerken bir köyde, Ayas adında bir delikanlı ile tanışmıştı. Ayas’ın söz ve davranışlarındaki farklılık, bunlardan yansıyan zeka parıltıları karşısında Sultan Mahmud, bu delikanlıda bir cevher olduğunu sezmiş ve onu kendi rızası, ana-babasının izniyle Gazne’deki sarayına...